Okaliptüs Yaprağı

Çok uzun ve külkedisivari bir girişle başladı kitap...
Fazlaca gereksik ayrıntılarla donatılmış kitapta  konu da çok yayılmıştı,kitabın 4/5'ü sizin bir türlü anlam veremediğiniz olaylar karmaşasından ibaretti. Üstüne yazarın üslubu da çok karmaşıktı. Çoğu zaman kimin tarafından baktığımızı anlayamamakla birlikte gerçekten bolca gereksiz kişinin tarafından da önemli olayları okuduğum oldu ki gerçekten rahatsız ediciydi.Kurgusunun sonlara doğru -bana fazla fantastik gelsede- gerçekten akıllıca olduğunu düşündüm-en azından tahmin edemediğim şeyler vardı- ancak yine de yeterli gelmedi bu kitap. Yazar henüz tam pişmemiş,biraz amatördü sanki...

Çeviriyse gerçekten olmamış. Boşuna insanlar çevirmiyor o cümleyi tercüme ederken yeteneğini ortaya koyman gerekiyor ey sevgili çevirmen! Zira ben bile mesela sınavda böyle çevirsem eleştiri alırım. Neyse ki sonlara doğru çevirmen biraz kendini toparlayabildi. Yalnız genel olarak bir türlü anlayamadığım şey hadi çevirmen öyle çevirdi; hiç mi edisyonu yapılmıyor bu kitabın?
Konusuysa basitçe;İki yıl önce ebeveyinleri ve ağabeyiyle birlikte sahip olduğu herşeyi kaybeden Elysia külkedisi gibi yaşadığı üvey teyzesinin malikanesinde, iğrenç yaşlı bir adamla evleneceği haberini alınca canına tak etmiş ve malikaneden kaçmaya karar vermiştir.
Tuhaf bir entirika sonucunda bir sabah üzerinde çıplak bir kadın bulan,eski hayatından çokça sıkılmış bu Londra Markisi,aşkıyla birlikte kaybettiği herşeyi geri verecektir Elysia'ya...

Bazı kısımlarını okumaksa gerçekten keyifliydi ama bence o kısımlarda biraz çeviriyle gölgelenmişti. Maalesef kötü çeviri ve amatör bir yazar harika bir karışım ortaya çıkaramıyor,ama çok daha kötülerini gördüm. Sonuçta kesinlikle okunabilir!

Son olarak sonunda Koridor yayıncılığın da orjinal kapak kullanmaya teşrif etmeleri sevindirici olsa da kapak maalesef hoşuma gitmedi. Estetik olarak hoş olmamasının yanısıra bence hikayeye de uymuyordu...

Öncelikle çevirmeni kutlayarak başlamak istiyorum incelememe çünkü hayatımda okuduğum onca kitap arasında en kötü çeviriyi yapmış durumda,bu da yetenkli arkadaşı kutlamamak saygısızlık olur...
Paranormal-Romance (romantik fantastik) seri gördüm mü başlamadan edemem,hele de Dragon Kin serisinin ilk kitabı Ejderin aşkını okuduktan sonra nerde ejderha görsem hemen yapışıyorken bir de Karen Marie Moning'in (Fever-Ateş serisi)övgüsünü görünce kenara köşeye itilmiş bu seriyi okumamak haksızlık olurdu.
Seri kısaca ejderha kabilesindekilerin hayatlarını anlatıyor.
Bu serimizde Ejderlerimiz biraz farklılar,öncelikle ejderha ve insan formunun dışında dumana dönüşebiliyorlar,ancak dumanken birşey tutamıyor,ejderhayken iletişim kuramıyorlar insankende pek bir savunmasız oluyorlar ve gözleri kapalıyken hiç bir değişim geçiremiyorlar. Ayrıca değerli taşlarla bir tür bağları var ve söylemeden geçmiyeyim, ejderhayken Türk Hava Yollarıyla yarışabilecek derecede hızları var,macaristan-ingiltere 9 saat hiç fena değil...
Her şekil değiştiren ırkta olduğu gibi bir de alfa erkekleri var,Christoff. Hikayemizin Karpat dağlarında geçtiğini söylersem sanırım sorunun ne olduğunu anlamak çok zor olmaz;Kadın yok!
Yani bir bakıma yok diyelim,alfa ile evlenmesi gereken dişinin de alfa olması gerekiyor çünkü artık eski güçlerini kaybetmeye başlıyorlar yeni doğan safkanlar bile şekil değiştirememeye başlamışlardıri bu nedenle en güçlü iki ejderhanın çocuklarının bu gücü nesillerinin devamına taşıyabileceklerini düünmektedirler,ama neredeyse bir asırdır alfa dişi doğmuyordur...
Cassandra ise bir melez,kabilesi tarafından dışlanmış ve alfanın oğlu Christoff'a aşık. Tabii 16 yaşındaki Christoff 12 yaşındaki Cassandra'nın farkında bile değil...
17. yaş gününde bir alfa dişi olduğunu öğrenen Cassandra'nın mutlu olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü o gerçek bir aşk istiyor,sırf alfa diye hayatının aşkı bile olsa kendisiyle bu yüzden evlenilmesini istemiyor ve bu nedenle de en büyük suçlardan birini işleyerek kabileden kendine ölmüş süsü vererek kaçıyor ve kendini Londra'nın tehlikeli sokak aralarında buluveriyor ve hayatını sürdürebilmek için yeteneklerini kullanmaya karar veriyor.
Altı yıldır Londra gazeteleri Duman hırsızını konuşuyordu,daha ilk andan beri Christoff bu hırsızın kendilerinden biri olduğunu biliyordu ve onu yakalamak için herşeyi yapabilirdi,ancak tek bilmediği hırsızın ne kadar etkileyici bir kadın olduğuydu...
Macera dolu bir kitaptı,ancak mizah yok denecek kadar azdı,karakter neredeyse yoktu,çeviri berbattı,kapağı paint'in ilk sürümüyle yapılmıştı. Konu kıttı,Rue(cassandra'nın takma adı) sürekli kaçıyordu,Christoff ise kovalayıyordu zaten en başta şak diye aşık olmasıyla bayıklaştı hikaye. Hayır oturup konuşsalar olay ilk sayfada çözülecek ama yok kardeşim,Rue herşeyi bilir.
Ama kurguyu sevdim,şimdilerde serinin diğer kitapları hızla başka bir yayınevi tarafından çıkarılmakta bence umut vaadedebilir. Şahsen seriye bir şans daha vereceğim.
Not:Bir şey dikkatimi çekti yazar duman halindeyken hiçbir şey tutamadıklarını yazmış,ama Rue eve ve odaya deliklerden giriyor ve çıkıyor.
Nasıl taşı dışarı çıkarıyor o zaman? Tutması bir kenara taş o deliklerden geçmez bile...
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Followers

POPULAR POSTS

  • Rüya Ateşi Sonunda Raflara Çıkmaya Hazırlanıyor...
    Ateş serisi ;tarafımdan bayılınarak okunan bir Fantastik-yetişkin serisi. Espirileriyle,kurgusuyla,karakterleriyle kusur bulamadığım nadir...
  • Nasıl İngilizce Kitap Okurum?
     İşkenceyi Zevke Çevirmek! Hemen hemen her okurun en büyük hayallerinden biri yabancı dilde kitap okumak! Yabancı dilde kitap okumak e...
  • Koliden çıkan mutluluk
    Küçük bir seramoniyle içine yepyeni jiletini koyduğum falçatamla açtım kutumu,nasıl heyecan nasıl mutluluk,hatta annem o mutluluğumun üstüne...
  • Açlık Sancıları | Parodi
    Heyecanla aldığım bu kitabında bitiminde büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Parodilerden çok şey beklememek gerekir ama en azından komik olm...
  • Sonunda çıkıyor!
    Eh malum yayınevi Artemis olunca,peygamber sabrı bile yetmiyor. Zaten diyorlarsa ekimde çıkar,bunun üzerine şöyle bir dokuz ay ekliyoruz ...
  • Meleklerin Kanı-Nalini Singh
    Başladığımda ilk düşüncem "merhaba sarışın hintli Anita" oldu... Anita sıkıdır,güçlüdür,yurdum gençleri gibi aktif,dinamik,heyec...
  • 'Düşüncesiz' Kız, Rock yıldızı ve Geyik...
    O kuyanların yarısının  S.C Stephens'ın  Thoughtless'ını (Düşüncesiz)  okuduktan sonra  yorum yapmadan önce beklemelerinin neden...
  • İddiaya Var Mısın?
    Y in e verdik sözümüzü GoodReads'e bakalım tutabilecek miyiz? Neyden bahsettiğimi merak ediyorsanız   hemen anlatayım. Artık b...
  • Eşleşme-Ally Condie
    Uzuuuun aradan sonra ne yalan söyleyeyim tertemiz övgülerle dolup taşan bir eleştiriyle bayıla bayıla okuduğum bir kitapla açılış yapma...
  • Karanlığın Elli Tonu-E.L. James
    Daha çıkmadan olay olan Grinin Elli Tonu'nun devam kitabı da sonunda çıktı. Kitabı elime aldığım anda ağzımdan çıkan ilk ses ...

Bookstagram mı?

Bookstagram mı?

Goodreads

Goodreads
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Twitter'dan Ulaşın :))

Twitter'dan Ulaşın :))
kişisel twitter hesabıdır...

Burada da Yazıyorum :))

Burada da Yazıyorum :))
Ön Okumalar ve Fazlası

Copyright © 2016 Okaliptüs Yaprağı. Created by OddThemes | Distributed By Gooyaabi Templates